Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilikte kişisel hijyene özen göstermemenin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dair örnek bir karara imza attı. Eşinin uzun süreli uyarılarına rağmen kişisel bakımına dikkat etmeyen, yeterince duş almayan ve ter kokusuyla rahatsızlık yaratan bir koca, boşanma davasında tam kusurlu bulunarak önemli bir tazminat ödemeye mahkum edildi. Bu karar, evlilik birliğinde kişisel temizliğin ihmalinin, şiddet veya başka sebepler kadar boşanmada etkili olabileceğini gözler önüne serdi.
Davayı açan kadın, yalnızca eşinin kendisine yönelik psikolojik ve sözel şiddet uyguladığını değil, aynı zamanda ortak konutun yedek anahtarının eşinin ailesinde bulunmasını ve bu sebeple eve izinsiz girmelerini de mahkemeye delil olarak sundu. Kadın, kocasının ailesinin etkisiyle hareket ettiğini ve ortak hayatı sürdürmede isteksiz davrandığını da belirtti. En önemli iddialardan biri ise, davalının temizliğine önem vermemesi, duş alışkanlığının olmaması ve evde sürekli ter kokusuyla huzursuzluk yaratmasıydı.
Aile Mahkemesi, iddiaları ve sunulan delilleri değerlendirerek, kocanın hijyen eksikliği ve iletişim sorunlarını temel gerekçe saydı. Kadının talebi üzerine nafaka ile birlikte 180 bin TL maddi, 180 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Kararın ardından dosya istinaf ve temyiz süreçlerinden geçti. Yargıtay, tüm delilleri ve davanın seyrini dikkate alarak Aile Mahkemesi’nin kararını yerinde buldu ve verilen tazminatı onayladı. Böylece, kişisel hijyenin evlilikte ve boşanma davalarında birincil unsurlardan biri olduğu yargı kararlarıyla da tescillenmiş oldu.
Yargıtay’ın bu kararı, bundan sonraki benzer davalarda emsal teşkil edecek nitelikte. Uzmanlar, evlilikte karşılıklı saygı ve özenin önemli olduğuna, kişisel bakımın ise ilişkinin sürdürülebilmesi için ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu gelişme, aile hukukunda kişisel sorumlulukların sadece maddi ve duygusal değil, aynı zamanda sosyal ve hijyenik kurallara da bağlı olduğunu ortaya koyuyor.
